İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.040.137 ▼ %0,05
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Sağlık

Bal arısının iğne mekanizması ilk kez saniye saniye görüntülendi

Bal arısının iğne mekanizması ilk kez saniye saniye görüntülendi

Yüksek hızlı kameralarla kaydedilen görüntüler, bal arılarının iğnelerinin deriye saplanma ve zehir pompalama sürecini ilk kez tüm ayrıntılarıyla ortaya koydu. Araştırma, gelecekteki tıbbi cihazların tasarımına ışık tutabilir.

Bal arılarının iğne yapısı ve zehir enjekte etme mekanizması, yüksek hızlı kameralarla kaydedilen yakın çekim görüntülerle ilk kez bu kadar detaylı biçimde görüntülendi. Bilim insanları, bir arının iğnesini koparıp geride bırakarak zehir pompalamaya devam ettiği anı saniye saniye kaydetmeyi başardı.

Patronlar Dünyası'nda yayınlanan habere göre, saniyede 100 ve 300 kare hızında çekim yapabilen kameralarla elde edilen görüntüler, arının dikenli iğnesinin dokuya nasıl saplandığını ve minik pompaların kesintisiz zehir akışını nasıl sağladığını gözler önüne serdi. Avustralya'daki Macquarie Üniversitesi'nden araştırmacılar, insan derisini taklit eden şeffaf bir jel kullanarak arının sokma anını ve sonrasındaki süreci ilk kez bu kadar net biçimde inceleme fırsatı buldu.

Çalışmanın baş yazarı ve üniversitenin entomologlarından Fiorella Ramirez Esquivel, 1910'dan bu yana bal arısının zehir kesesinin valf adı verilen pompalama elemanlarına sahip bir odaya boşaldığının bilindiğini ancak bu parçaların işleyişinin bugüne kadar tam olarak anlaşılamadığını söyledi. Esquivel, daha önce arı sokması yaşayanların bu sürecin ne kadar acı verici olduğunu bildiğini belirterek, artık iğnenin içindeki tüm işlevsel parçaları tespit edebildiklerini ifade etti.

Bal arısının yaklaşık 2 milimetre uzunluğundaki iğnesi, sıradan iğnelerden farklı olarak dışa bakan dikenlere ve mızrak ucu adı verilen iki sıra testere dişli bıçaklara sahip. Her bıçakta pompalama haznesinin içinde yer alan bir valf bulunuyor. Bıçaklar, raylar sistemi üzerinde dönüşümlü olarak çalışarak eti kavrıyor ve iğneyi derinin daha derinlerine itiyor. Zehir kesesi kimyasal karışımı sağlarken, küçük bir pompalama düzeneği de süreci ilerletiyor.

Ramirez-Esquivel, valflerin benzersiz geometrisinin kilit nokta olduğunu belirterek, bu yapıların katlanabilir pistonlar gibi davrandığını ve zıt yönlerde pompalama yaparak sürekli zehir akışı sağladığını söyledi. Arı uçup gittikten sonra sıvı kaybı ve sinir sistemi yetmezliği nedeniyle dakikalar ila saatler içinde ölürken, deride kalan iğne zehir vermeye devam ediyor. Eşek arıları, yaban arıları, kraliçe arılar, bombus arıları ve marangoz arıları pürüzsüz iğnelere sahipken, bu benzersiz iğne mekanizması yalnızca işçi arılara özgü. Her kovanda yaklaşık 60 bin işçi arı bulunuyor ve bu arıların tek görevi kraliçelerini korumak.

Araştırmacılar, arının biyolojik tasarımının, aynı prensiplere dayanan insülin pompaları gibi gelecekteki tıbbi cihazların geliştirilmesine önemli katkılar sağlayabileceğini kaydetti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…