İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.084.358 ▲ %0,54
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Kocaeli Rehber

Kocaeli'nin Yöresel Değerleri: Pişmaniye Efsanesi ve Kandıra Kültürü

Görsel: Pkuczynski / Wikimedia Commons, CC BY 3.0

İzmit Pişmaniyesi'nin efsanesinden Kandıra Bezi'ne, Karamürsel Sepeti'nden manda yoğurduna Kocaeli'nin coğrafi işaretli zenginliklerini keşfedin.

Kocaeli, tarih boyunca göçlerle kurulmuş bir şehir olarak farklı kültürleri bünyesinde barındırmıştır. Bu kozmopolit yapı, şehrin mutfağını ve el sanatlarını da zenginleştirerek eşsiz bir mozaiğe dönüştürmüştür. Sebze ve meyve tüketiminin oldukça yaygın olduğu yörede kiraz, vişne, elma ve şeftali üretimi öne çıkar. Yarımca kirazı ve Değirmendere fındığı ise ünü sınırları aşan lezzetler arasındadır. Cizleme, kıvırma ve hoşmerim gibi yöresel yemeklerin yanı sıra, Kocaeli denince akla ilk gelen tatlılardan biri de hiç şüphesiz pişmaniyedir.

Pişmaniye Efsanesi ve Yapımı

İzmit Pişmaniyesi, coğrafi işaretli bir ürün olarak Kocaeli'nin sembolü haline gelmiştir. Rivayete göre, uzun yıllar önce İzmit'te ün salmış bir tatlıcının yaptığı tatlılar çok meşhurmuş. Tatlıcının güzeller güzeli, bir o kadar da şişman bir sevgilisi varmış. Kızını o kadar severmiş ki çıkardığı yeni tatlıya Şişmaniyem adını vermiş. Tatlıcı sonunda sevgilisiyle evlenmiş ancak evlilik, kıskançlıklar ve huysuzluklar yüzünden çekilmez bir hal almış ve çift ayrılmış. Evlendiğine pişman olan ustanın tatlısı da bu olayın ardından Pişmaniye olarak anılmaya başlamış. Pişmaniyenin anavatanı İzmit'te bu meşhur lezzeti yiyenler değil, yemeyenler pişman olur.

Pişmaniyenin evde yapılışı ise ustalık isteyen bir süreçtir. Öncelikle şekerli su, yuvarlak bakır bir kazana konur ve kuvvetlice ısıtılır. Tahta kaşıkla ara sıra karıştırılan şuruba, 5-10 dakika sonra suyla açılmış krem tartar veya limon tuzu eklenir. Şurubun koyuluğu, termometre ile kontrol edilir; 155 dereceyi gösterdiğinde veya soğuk suya damlatıldığında sert bir uzama yapıyorsa, şurup hafifçe yağlanmış bir havuza boşaltılır. Hafif donmaya başlayan ağda şurubu toplanır ve yavaş yavaş uzatılarak üst üste katlanır. Diğer tarafta un ve yağ kavrularak sarartılır. Ilık hale gelen ağda, kol kalınlığında yuvarlanır ve ortası çukurca bir bakır tepsiye konur. Tepsinin etrafına geçen dört tecrübeli kişi, iki elleriyle şurup hamurunu kendilerine doğru çekerek büyütür. Yuvarlak hamur ikiye katlanıp üst üste getirilir ve 25-28 devir sonunda pişmaniye tepside yayılıp bekletilir. Nemi uçtuktan sonra kopartılarak servise hazır hale gelir. Kakaolu ve çilekli çeşitleri de yapılan pişmaniyenin yaz ve kış tariflerinde kullanılan malzemeler farklılık gösterir.

Kandıra'nın Kültürel Mirası: Bez, Pide ve Hindi

Kandıra, Kocaeli'nin kültürel zenginliklerinin en yoğun yaşandığı ilçelerinden biridir. Kandıra Bezi, Karadeniz kıyılarının nemli iklimlerinde yetiştirilen keten bitkisinden üretilir ve coğrafi işaretlidir. Bu bezden yapılan giysiler, asırlardır bölgede giyim malzemesi olarak kullanılmıştır. Keten bez, vücudun nemden etkilenmesini en aza indirdiği için bölgenin nemli havasına oldukça uygundur. Eski Türk motiflerinin işlendiği Kandıra Bezi ile çay takımı, peçete, gömlek, gecelik, masa örtüsü, köşe yastığı, ceket, pantolon, döpiyes ve yatak çarşafları gibi pek çok ürün yapılmaktadır.

Kandıra'nın vazgeçilmez lezzetlerinden biri de mancarlı pidedir. Birçok farklı şekilde değerlendirilen mancar otunun en güzel hali olan bu pide, enfes kokusu ve bağımlılık yapacak lezzetiyle tadılacaklar listesinin üst sıralarında yer alır. Kandıra Hindisi ise yüksek et tutması ve lezzetiyle ünlüdür. Merada gezerek, arpa, buğday, mısır ve arazide bulduklarıyla beslenen bu hindiler tamamen doğal olarak yetişir ve diğer hindilerle kıyaslanamaz. Kandıra Yoğurdu'nu ünlü yapan en önemli özellik ise geçmişte çok sayıda bulunan, günümüzde sayısı azalmakla birlikte varlığını sürdüren manda sütü katkılı yapılıyor olmasıdır. Kandıra'da köylerde yaşayan halkın geçim kaynaklarından biri olan manda yoğurdu, yolu Kocaeli'den geçenlerin almadan geçemediği lezzetlerdendir.

Coğrafi İşaretli El Sanatları: Hereke Halısı ve Karamürsel Sepeti

Hereke Halısı, yüzde yüz el yapımı olması ve dokumasının yıllar alabilmesiyle bilinir. Çift düğüm, çift atkı tekniği ile örülmesi ve kesiminin el makası ile yapılması gibi özellikleriyle diğer halılardan ayrılır. Dünyanın en ince ve en sağlam halısı olarak kabul edilen Hereke Halısı, uzun ömürlüdür ve nesilden nesile miras bırakılabilir değerdedir. Dokumasında birinci sınıf ipek ve yün kullanılır.

Karamürsel Sepeti ise sadece bıçak kullanılarak kestane ve fındık ağacından yapılır. İç hacminin dış hacminin aksine geniş olması, bu sepeti meşhur etmiştir. Hikayesi Sultan Abdülaziz'e dayanır. Sultan, Hereke'deki köşke geldiğinde Karamürsel Sepeti içerisinde kiraz hediye edilir. Kirazlar gümüş bir tepsiye boşaltılınca sepetin küçük ama içindeki kirazın dökülüp taştığı görülür. O günden sonra ufak tefek görünenler için Karamürsel sepeti mi sandın? denilmeye başlanır.

Diğer Yöresel Lezzetler: Dartı, Eşme Ayvası ve Sütlü Nuriye

Manav kültürünün en özel lezzetlerinden biri olan dartı, keşkek, sarma ve makarna üzerine yakışan bir tada sahiptir. Kandıra'da her sofrada, her öğünde bulunabilen dartı, yağlı sütlerin kaymaklarından elde edilir. Genellikle kahvaltılarda tüketilirken, yemeklere veya tatlılara da malzeme olarak eklenebilir.

Kartepe, kar ve kayak turizminin merkezi olmasının yanı sıra tarımda da birçok ürünün dünyaya açıldığı bir bölgedir. Eşme ayvası, adını bölgeden alır ve Türkiye'nin en güzel ayvası olarak kabul edilir. 'Limon ayvası' ve kısmen 'ekmek ayvası' olarak tabir edilen Eşme Ayvası, dünyanın onlarca ülkesine ihraç edilir. Bu ayvadan yapılan cezerye ise bölgeden eli boş dönmek istemeyenler için en lezzetli alternatiftir.

Sütlü Nuriye tatlısının kökeni ise M.Ö. VIII. yüzyılın başına kadar uzanır. Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Asuriler, ilk olarak açılan hamurun içine çok ince parçalar halinde fıstık koyup odun ateşinde pişirdikten sonra bal eklemişlerdir. Başiskele civarında kurulan ve bir liman kenti olan Astakos'a ulaşan bu tarif, burada yeni bir biçim kazanmıştır. Son olarak, yörede yaşayan manavlar arasında bulunan Nuriye adlı bir kadının hamuru yuvarlak şekilde sarması ve şerbetine süt eklemesi ile yeni bir lezzet kazanmış ve 'Sütlü Nuriye' adıyla anılmaya başlamıştır.

Kocaeli'nin bu zengin kültürel mirası, hem damak tadına hem de el emeğine değer veren herkes için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine sunar. Pişmaniyenin efsanesinden Kandıra'nın doğal lezzetlerine, Hereke'nin ipek halılarından Karamürsel'in sepetlerine kadar her bir değer, bu toprakların hikayesini anlatır.

Kaynak: kocaeli.ktb.gov.tr, kocaeli.bel.tr
Görsel: Pkuczynski, Wikimedia Commons, CC BY 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…