İçeriğe geç
  • Dolar 49,3481 ▲ %0,18
  • Euro 55,4159 ▲ %0,03
  • Sterlin 65,3526 ▼ %0,04
  • Gram Altın 6.652,14 ▲ %1,62
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,91 ▲ %2,29
  • BIST 100 12.308,88 ▲ %0,78

Gündem

Zeytinde maliyet çıkmazı: Astarı yüzünü geçti

AKP'nin çiftçiyi topraktan koparan politikası zeytin hasadının ilk gününde bir kez daha hayal kırıklığı yaşattı. Toplama maliyeti 15 ile 20 TL arasında değişen Uslu tipi zeytinin alış fiyatının ise 18 TL'ye düştüğü belirtildi.

İktidarın çiftçiyi topraktan kopma noktasına getiren tarım politikası, Manisa'nın Akhisar ilçesinde başlayan zeytin hasadında vücut buldu. Uslu tipi zeytinin toplama maliyeti ile fiyatı arasındaki makasın adeta kapanma noktasına geldiği görüldü. Sattıkları zeytinin parası işçi yevmiyesini karşılayamayan bazı üreticilerin, hasadı ceplerinden para koyarak yaptığı belirtildi.

Zeytin üreticilerinin karşı karşıya kaldığı tablo ile ilgili gazetecilere değerlendirmelerde bulunan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, "Üretici zeytinini toplasa zarar ediyor, toplamazsa bir yıllık emeği dalında kalıyor. Çiftçi hiç bu kadar sahipsiz bırakılmamıştı" diye konuştu.

"TOPLAMASAK DAHA İYİ"

Akhisar'ın sembol ürünlerinden Uslu tipi zeytinde fiyatlar dibe vurdu. 2025 yılında fiyatı 50 TL'ye kadar çıkan zeytinin, 2026 yılı sezonunda ancak 18 TL'den alıcı bulduğu bildirildi. Benzer bir tablonun Domat tipi zeytinde de yaşandığı aktarıldı. En iri boy Domat zeytininin fiyatının 60 TL'ye kadar gerilediği ifade edildi.

İşçilik maliyetlerinin, "Üreticinin kabusu" haline geldiğini belirten Bakırlıoğlu, şunları söyledi:

"Bir üreticimiz zeytinini satmış, aldığı para yevmiyeyi karşılamamış. Cebinden para koymak zorunda kalmış. Böyle bir durumda üretici, 'Ben bu zeytini neden topluyorum?' diye soruyor. Zeytini dalında bırakmak daha kârlı hale geliyor. Ortaya, üreticinin yalnızca bugünkü gelirini değil, gelecek yıllardaki üretimini de tehdit eden bir tablo çıktı. Fiyatların bu seviyelerde kalması halinde, zeytin dalında kalacak. Bu yalnızca bu yılın zararı değil. İnsanlar bu bahçelere seneye de bakmak zorunda. Ancak borcunu ödeyemeyen, işçinin parasını çıkaramayan üretici önümüzdeki yıl nasıl gübre alacak, nasıl ilaç alacak, nasıl mazot alacak? Böyle giderse gelecek yılın üretimi de tehlikeye girecek."

FİYATLARDA UÇURUM

Bakırlıoğlu, satış fiyatlarındaki düşüşe karşın girdi maliyetlerinde gerileme olmadığını vurguladı. Zeytin üretimindeki maliyet ile satış fiyatı arasındaki uçurumun krizin boyutunu gözler önüne serdiğini söyleyen Bakırlıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maliyetin çok altında ürün satılıyor. Üretici zarar ediyor. Üreticiye, 'Üret' deniliyor ama ürettiğinin karşılığı verilmiyor.  Üreticinin elinden düşük fiyatla çıkan ürün ile tüketicinin markette karşılaştığı fiyat arasında da çok ciddi bir fark söz konusu. Ortalama 30 TL'den satılan zeytin, market raflarında yaklaşık 300 TL'ye çıkıyor. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat makası mutlaka sorgulanmalı. Zeytinci maliyetinin çok altında malını veriyor, zarar ediyor. Ama aynı ürün raflarda bunun kat kat üzerinde fiyatlarla satılıyor. Üretici de tüketici de kaybediyor."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…